ÖĞRETMEN ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

04 Mayıs 2026 18:03 Boğaziçi Eğitim Derneği 24

“Bir toplum kendi özünde olanı (inanç ve davranışlarını) değiştirmedikçe Allah, onların durumunu değiştirmez.”(Ra’d Suresi 11)

Hayat, değişim merkezli bir alandır. Tarihten günümüze kadar toplumlar da sürekli bir değişim içerisinde olmuşlardır. Değişimin temelinde insan vardır.

İnsan nesli içerisinde hem toplum üzerindeki etkisinin hem de değişimin en güçlü olduğu dönem gençlik dönemidir. Gençlik, insanın düşünce yapısının şekillendiği ve insana, topluma dair birtakım değerlerin oluştuğu dönemdir. Bu sebeple tarih boyunca üzerinde kafa yorulan, tartışılan konuların başında gençlik gelir. Felsefeciler, din adamları, devlet yöneticileri çok düşünmüştür gençliğin gidişatını. Gençlik her dönemde bir problem olarak görülmüş ve büyükler her zaman gençlere sitem etmiştir.

Milattan önce 3000’li yıllarda yazılan Sümer tabletlerinde: “Bu gençlik nereye gidiyor?” sorusu dikkatleri çeker. Yine dünyaca ünlü felsefeci Aristo: “Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, Yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar.” der. (Aristo, MÖ 350)

Yaşadığımız çağda da gelişen teknoloji ile beraber hızın ve hazzın insanı ve gençliği kuşattığı, gençliği bir girdap gibi içine çektiğine şahit oluyoruz. Dijitalleşmenin getirdiği yozlaşma ve yabancılaşma hem inanç hem düşünce hem de davranış olarak toplumları olumsuz etkilemiş, özellikle gençliğimizi düşünce, davranış ve inanç bunalımına itmiştir.

Bu bunalım gençliği, bir anlam arayışına yönlendirmiş; kendini, hayatı ve dünyayı merak eden fakat kendine, hayata ve dünyaya farklı bakan bir gençlik ortaya çıkmıştır.

Gençler değiştiği gibi, gençlerin eğitiminden sorumlu olan öğretmenlerin de kendilerini değiştirmeleri gerekmektedir. Hz Ali’ye atfedilen"Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin" sözünü dikkate alarak çocuklarımızı bizim döneme göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirmeliyiz. Bu dönüşüm, öğrenme süreçlerini daha erişilebilir bir hale getirirken;  aynı zamanda bilgi kirliliği, yüzeysellik ve dikkat dağınıklığı gibi yeni sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu noktada eğitimin temel amacı,  sadece bilgi aktarmak değil; doğru bilgiye ulaşabilen, eleştirel düşünebilen ve etik sorumluluk taşıyan bireyler yetiştirmek olmalıdır.

Günümüzde öğrenciler çok rahat bir şekilde bilgiye ulaşmaktadır. Bu nedenle öğretmenler, bilgi aktarmanın yanında; gençlere vicdan, merhamet, adalet duygusunu da verebilmenin çabası içinde olmalılar. En önemlisi de bilginin yanında iyi bir rol model olmaları önemlidir.

Öğretmenlerin bu dönemde işleri biraz daha zorlaşmaktadır. Eskiden öğrenciler öğretmenlerin önlerine beyaz bir sayfa olarak gelirdi ve öğretmen o sayfayı doldururdu. Ama bugün öğrenciler öğretmenlerin önüne dolu sayfalar olarak geliyor ve öğretmenlerin var olan yanlışları düzeltmesi gerekmektedir. Bu nedenle günümüz öğretmenleri, öğrencilerini eğitirken taşın altına sadece ellerini değil, yüreklerini de koymalılar.

Din eğitimi açısından bakıldığında ise dijital platformlar sayesinde kutsal metinlere, ilmî kaynaklara ve farklı yorumlara kolayca ulaşmak mümkün hale gelmiştir. Ancak bu durum, denetimsiz ve yanlış bilgilerin yayılma ihtimalini de artırmıştır. Bu nedenle din eğitiminin, sahih bilgiye dayalı, rehberlik edici ve bilinç kazandırıcı olması büyük önem taşımaktadır.

Dijital çağda eğitim ve din eğitimi birbirini tamamlayan iki alan olarak yeniden düşünülmelidir. Teknolojiyi etkin kullanan; ancak onu amaç değil araç olarak gören bir yaklaşım benimsenmelidir. Böylece hem akademik hem de manevi açıdan donanımlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bireylerin yetişmesi mümkün olacaktır.

İnternetin karanlık köşeleri,  gençlerin kimlik arayışını hem hızlandıran hem de karmaşıklaştıran bir alan hâline gelmiştir. Dijital ortamlar, gençlere farklı düşünceler, yaşam tarzları ve aidiyet biçimleri sunarak kendilerini tanıma fırsatı verirken; aynı zamanda yanlış yönlendirme, manipülasyon ve kimlik bunalımı risklerini de beraberinde getirmektedir. Özellikle denetimsiz ve anonim platformlar, gençlerin sağlıklı kimlik gelişimi yerine geçici, yüzeysel veya zararlı kimliklere yönelmesine zemin hazırlayabilir. Bu bağlamda, gençlerin dijital dünyada bilinçli hareket edebilmesi büyük önem taşır.

Eskiden odalar güvenli ortamlardı ama günümüzde gençler odalarına çekilip kulaklıklarını taktıklarında hangi tehlikeli platformlarda gezindiğini bilemiyoruz. Bu nedenle gençleri odalarından çıkarıp aile ortamına tekrar alabilmeliyiz. Günümüz gençliğinin artık ihtiyaç listesi değişti. Eskiden fizyolojik ihtiyaçlar ön planda iken bugün dijital ihtiyaçlar ön plana çıkmaktadır.

Aile, eğitim kurumları ve toplum olarak görevimiz; gençlere doğru bilgiye ulaşma yollarını öğretmeli ve onları güvenli dijital ortamlara yönlendirmek olmalıdır. Aynı zamanda gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri sağlıklı sosyal alanların artırılması, kimlik gelişimlerini olumlu yönde destekleyecektir. İnternet tamamen tehdit olarak görülmemeli; doğru rehberlik ve bilinçle, gençlerin kendilerini keşfetmelerine katkı sağlayan bir araç hâline getirilmelidir. Önemli olan, gençlerin bu süreçte kaybolmadan, kendi değerlerini koruyarak sağlam ve dengeli bir kimlik inşa edebilmeleridir.

Şunu unutmamak gerekir ki gençliğin anlam arayışı bir kriz değil, aslında bir fırsattır. Gençlik doğru yönlendirilirse, derin bir inançla, sağlam bir kimlikle donatılırsa bu kriz anlamlı bir hayata dönüşebilir. Yeter ki o gençliği doğru eğitecek ve yönlendirecek doğru rehberler bulunsun.

Bu çağda yaşayan Müslüman bireyler ve eğitimciler olarak bizler hem kendimizi ve hem de neslimizi bu  bunalımdan çıkarmak için düşünmeli, çözümler üretmeli, harekete geçmeliyiz.

 Değişimin merkezinde öğretmenden başlayan, sonrasında hayata, öğrencilere ve aileye yansıyan bir değişimin oluşması elzemdir. Eskilerin dediği  gibi: ” Kendisini irşat edemeyen kimseye mürşit olamaz.”

İnsan ve Değer Hareketi olarak biz eğitimciler; bu değişimi en başta kendimizde başlatmalı, aktif olmalı, sorumluluklarımızın farkında olmalı, bu farkındalığı yerine getirmeli ve kalbi sökülmüş bu çağa ilahi bir nefes olmalıyız.

SELAM VE DUA İLE…

Yorum Ekle

İlk Yorumlayan Siz Olun!
  • Etiketler
Boğaziçi Eğitim Derneği

Boğaziği Eğitim Derneği Kurumsal Web sitesi.

Boğaziçi Eğitim Derneği

İstiklal Mah. Hamikoğlu Sok. No:16
44320 Battalgazi / Malatya

Dernek Yazılımı: Medya İnternet™ - Dernek Sitesi Kulga © Tüm Hakları Saklıdır.