Düşünce Akademisi programında, “Tercüme, Meal, Tefsir ve Yorum Farkları” başlığı ele alındı.

21 Şubat 2026 16:15 Boğaziçi Eğitim Derneği 18

Programa konuşmacı olarak Prof. Dr. Abdurrahman Ateş katıldı. Programda, Kur’an ilimleri bağlamında temel kavramlar etraflıca değerlendirildi.

Programda ilk olarak “tercüme” kavramı üzerinde duran Ateş, tercümeyi “bir sözü başka bir dilde bütün mana ve maksatlarını denk lafızlarla ifade etmek” şeklinde tanımladı. Tercümenin sadece diller arası değil, aynı dil içinde de yapılabileceğini belirten Ateş, tercümenin ikiye ayrıldığını ifade etti: Harfî tercüme ve tefsirî (manevî) tercüme.

Harfî tercümenin, metnin nazım ve tertibine bağlı kalarak her kelimenin hedef dile birebir aktarılmasını esas aldığını vurgulayan Ateş, bu yöntemde ekleme ve çıkarma yapılamayacağını söyledi. Özellikle edebî metinlerde ve Kur’an-ı Kerim’de harfî tercümenin imkânsızlığına dikkat çekti. Buna karşılık tefsirî tercümenin, kelimelerin dizilişine bağlı kalmaksızın metindeki maksadı açıklamalar eşliğinde başka bir dile aktarmayı hedeflediğini belirtti. Günümüzde yapılan Kur’an tercümelerinde daha çok bu yöntemin tercih edildiğini ifade eden Ateş, Kur’an’ın başka bir tarzla tercümesinin neredeyse mümkün olmadığını dile getirdi.

“Meal” kavramına da değinen Ateş, kelimenin sözlükte “öz, hülasa, akıbet” anlamlarına geldiğini; terim olarak ise bir sözün manasını bütün yönleriyle değil, eksik ve sınırlı biçimde ifade etmek demek olduğunu belirtti. Kur’an tercümeleri için “meal” kelimesinin kullanılmasının, yapılan çalışmanın eksik ve yetersiz olduğunu kabul etmek anlamına geldiğini vurguladı. Kur’an’ın lafız ve mana bütünlüğünün, başka bir dilde aynı derinlik ve estetikle karşılanmasının beşer gücünü aştığını ifade etti.

Osmanlı döneminde yapılmış bir Kur’an tercümesinin bulunmadığını hatırlatan Ateş, Kur’an’ı Türkçeye çevirmenin onu tam anlamıyla anlamak demek olmadığını söyledi. Kur’an kelimelerinin anlamlandırılmasında tarihsel süreçte kazandıkları anlamların değil, nüzul dönemindeki kullanımlarının esas alınması gerektiğini belirten Ateş, erken dönem kavramları yerine sonraki dönem anlamlarına başvurulmasının tahrife yol açabileceğine dikkat çekti.

Programın devamında “tefsir” ve “te’vil” kavramları ele alındı. Ateş, tefsiri “bir kelimeden kastedilen asıl manayı açığa çıkarmak ve izah etmek” olarak tanımladı. Te’vilin ise bir şeyin hakikati, mahiyeti ve sonucu anlamına geldiğini; sonraki dönemlerde yorum ve açıklama anlamında kullanılsa da aslında kesin ve gerçek mahiyeti ifade ettiğini belirtti.

Tefsir çeşitlerine de değinen Ateş, rivayet tefsirini; Kur’an’ın Kur’an’la, sünnetle, sahabe ve tâbiûn sözleriyle açıklanması olarak tanımladı. Dirayet tefsirinin ise gerekli ilmi donanıma sahip âlimlerin içtihat yoluyla yaptıkları tefsir çalışmaları olduğunu ifade etti.

Program, katılımcıların soruları ve yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi. Düşünce Akademisi kapsamında gerçekleştirilen bu haftaki buluşma, Kur’an ilimlerine dair kavramsal çerçeveyi berraklaştıran önemli bir katkı sundu.

Yorum Ekle

İlk Yorumlayan Siz Olun!
  • Etiketler
Boğaziçi Eğitim Derneği

Boğaziği Eğitim Derneği Kurumsal Web sitesi.

Boğaziçi Eğitim Derneği

İstiklal Mah. Hamikoğlu Sok. No:16
44320 Battalgazi / Malatya

Dernek Yazılımı: Medya İnternet™ - Dernek Sitesi Kulga © Tüm Hakları Saklıdır.